Edebiyat

Toprak Sevdası

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır.

FB_IMG_1559394493534

Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır.

Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir. Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir.

Pahom’a “Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar yürüyerek yada koşarak ulaştığın bütün yerler senindir fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım.” der. Seni başladığın yerde görmek istiyorum. Yoksa bütün hakkını kaybedersin.”der.

Pahom güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer. Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir arazi dikkatini çeker orayı da almak için koşmaya başlar.

Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Vakit epey geçmiş. Daha hızlı Koşar, koşar, ama artık kesilir takâti. Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom’un burnundan kanlar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere ve bir daha kalkamaz…

Reis olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom’u bu mezara gömerler. Reis Pahom’un mezarının başında durur şöyle der:

“ Bir insana işte bu kadar toprak yeter !”

Genel, Haberler, Yapı Denetim

YAPI DENETİM SİSTEMİ İLE İLGİLİ YENİ YÖNETMELİK VE TEBLİĞ YAYIMLANDI

YAPI DENETİM SİSTEMİ İLE İLGİLİ YENİ YÖNETMELİK VE TEBLİĞ YAYIMLANDI

Screenshot_2019-05-30-17-42-58-1
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından “Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ve “Yapı Sahipleri ile Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi İmzalayacak Yapı Denetim Kuruluşlarının Elektronik Ortamda Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” Resmi Gazete`nin 30 Mayıs 2019 tarihli 30289. sayısında yayımlandı. Yönetmelik ve Tebliğe linkten ulaşabilirsiniz…
http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/05/20190530-1.htm

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2019/05/20190530-4.htm

Bilim, Genel, Mühendislik

Duyduklariniza Inanmayin: Düşünün.

FB_IMG_1559174669418

Fransız Kimyacı Lavoisier 51 yaşında iken, mahkeme giyotinle ölüme mahkum eder. Boynunun vurulmasını beklerken kitap okumaktadır. Cellat, onu giyotine götürmek için yanına geldiğinde Lavoisier, nerede kaldığını unutmamak için kitabın arasına bir “kitap ayracı” koymuştur.
Lavoisier, giyotine giderken Matematikçi arkadaşı Langrange’i yanına çağırır:
“Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmekte demektir.” der. Kafası giyotinle kesilir, sepete düşer ve gülerek iki kere göz kırpar.
Matematikçi Langrange diyor ki: “Lavoisier’in son saniyedeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir. İnsanları duyduklarına inanmayı değil düşünmeye davet ediyorum.

Edebiyat

Piyanist mi Başbakan mı?

Bu adam kim biliyor musunuz?

FB_IMG_1559170281801O, bir zamanlar Polonya’nın en ünlü piyanisti ve bestecisiydi. Hem de Chopin’i en iyi yorumlayanlardan biri. Sonra diplomat oldu. Dahası siyasete girdi ve Polonya’nın başbakanlığına seçildi. Bir gün başbakan olarak Fransa gezisi sırasında Paris Üniversitesi müzik bölümünde okuyan bir genç yanına gelip: “Siz o ünlü piyanist Jan Paderewski değil misiniz? diye sordu. Paderewski: “Evet o benim” diye yanıtladı. “Fakat şimdi?” “Şimdi Polonya’nın başbakanıyım işte” deyince genç: “Yaa öyle mi, ne büyük bir düşüş” diyerek, kinayeli bir cevap verir. Paderewski gencin bu sözünü hayatı boyunca kendine dert eder. Bir gün halka konuşurken şunları söyler:

“Piyanonun tuşlarına hükmetmek devlete hükmetmekten zormuş meğer. Başbakan iken ırmak geçmeyen yere köprü vaad edersiniz herkes inanır. Halkı kandırarak devlete hükmedebilirsiniz, ama 7 oktavlı bir piyanoda, fa sesine basıp do diye yutturamazsınız. Notalar sizi gerçeğe, yalnızca gerçeğe, matematiksel ölçüye, tartıya, armoniye, melodiye doğru sesi vermek için doğru tuşa basmaya mecbur eder. Müzik sizi yalandan, sahtelikten kurtarır.”

Genel, Inşaat Mühendisliği, Yapı Denetim

YAPI DENETİMDE YENİ DÖNEM

YAPI DENETİMİN YENİ MODELİ

images.jpeg

İnşaatları denetleyecek yapı denetim firmalarını artık müteahhitler seçemeyecek!! Neden mi?

ÇÜNKÜ, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geç kalınmış olmasına rağmen Yapı Denetim Kanununda değişikliğe giderek havuz sistemine geçti.

Yeni modelin tanıtıldığı toplantıya Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra birçok belediyeden yetkililer katıldı. Toplantıda konuşan  Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, yeni düzenlemeyle inşaat sektöründe tanıdık denetçi döneminin biteceğini belirtti.

Şahin, “18 yıldır yapı denetim firmaları, denetleyeceği inşaatlara giderek ‘sizi denetlemek istiyorum’ diyerek iş istiyordu. Böyle bir mekanizmanın sağlıklı sonuçlar doğurması mümkün değildi. Ama yürürlüğe giren yeni yapı denetim kanunu ile sektördeki bu belirsizliğe son verildi. Böylelikle bağımsız, sağlıklı ve kaliteli bir denetim sağlanmış olacak” dedi.

Peki nedir bu yeni model?

Yapı Denetim Sisteminde yeni bir dönemin başlayacağı uygulama ile bundan böyle firmalar müşteri peşinde koşmayacaklar. İnşaat yapan ve yapı denetim ihtiyacı olan müteahhidin başvurusu ile otomatik olarak sıralamaya göre müşteri firmaya yönlendirilecek. Yani yapı yapacağınız ilde kaç denetim firması varsa bu firmaların tamamı sisteme yüklenecek ve gelen başvuruya göre otomatik takibe göre herhangi bir denetçiye yönlendirilecek.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası 29 Aralık 2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 01.01.2019 itibarı ile yürürlüğe girmesine ilişkin 4 Ocak 2019 tarihinde yaptığı basın açıklamasında;

”Ülkemizin toprakları önemli ölçüde deprem tehlikesi altında bulunmaktadır. Bu nedenle, sağlıklı ve güvenli yapıların üretilmesi gerekiyor. Başta deprem olmak üzere diğer doğal olayların afete dönüşmesini önlemek için etkin bir yapı denetim sisteminin kurulup işletilmesi kaçınılmazdır. Açıkçası yapı üretim sürecinin her evresinin bağımsız bir şekilde denetlenmesi zorunludur. Altını çizmek gerekir ki, denetimi yapan kişi veya kuruluşun bağımsız olmasının yanında, mesleki bir yetkinliğin, etik ve ahlaki bir anlayışında olması gerekiyor.

Yapı denetim sisteminde yapılan yeni düzenlemelerle; 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle yapı denetiminde “e-dağıtım” sistemine geçilmiştir. Ayrıca hangi yapıda, hangi yapı denetim kuruluşunun görev alacağı elektronik ortamda bakanlık tarafından belirlenecektir. Böylece yapı denetim kuruluşunun müteahhit ile olan ilişkisinin kesilmesi amaçlanmıştır.” denildi.

Ancak yeni düzenlemeyle beraber Mimar ve Mühendislerin haricinde Teknik öğretmen,Teknisyen ve Teknikerlere de kontrollük görevi verilmiştir. Bu görevin veriliş amacını anlayamamakla beraber katılmadığımı da belirtmek istiyorum.Ön lisans eğitimi alan ve aldıkları eğitim itibariyle ara eleman olarak tanımlanan kişilerin şantiye şefi ve denetim elemanı olarak yetkilendirilmeleri benim açımdan kaygı vericidir.

Denetim yetkisi sınırları, inşaat alanı itibarı ile aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:

 

İnşaat mühendisi ve mimar 30.000 m²
Makine mühendisi 60.000 m²
Elektrik mühendisi 120.000 m²
Teknik Öğretmen (İnşaat, Makine, Elektrik) 13.500 m2
Tekniker (İnşaat, Makine, Elektrik, Yapı Denetimi) 8.500 m2
Teknisyen (İnşaat, Makine, Elektrik) 3.500 m2

 

Savaş Sayın

İnş. Müh./ANKARA

Edebiyat, Genel

Günlerimi Bırak, Bana Kalsın.

FB_IMG_1558632014416

Mendil alır mısın abi?” dedi, kirli ama güzel yüzüyle.
”Yok” dedim, ”Sağ ol, sağ ol, benim var”
”Olsun sonra kullanırsın” dedi titrek sesiyle.
”Peki” dedim, ”Ver bir tane”
Uzattım parayı, sevindi. ”Mendil kalsın” dedim, gücendi.
”Olmaz öyle şey, ben dilenci değilim”
”Peki” dedim, ”Peki, kızma”
Aldım mendili elinden sordum: ”Adın ne senin?”
”Murat” dedi, ”Murat ama arkadaşlar ‘ince’, der zayıfım ya hani.”
”Annen, baban yok mu senin?”
”Bilmem, vardır herhalde. Hiç görmedim ki.”
”Peki nerede yaşıyorsun sen? ” dedim.
”Her yerde” dedi, hem de gülerek…
”Nasıl yani her yerde?”
”Öyle sınırlamıyorum kendimi sizler gibi” dedi ve patlattı kahkahayı.
Haksız da sayılmazdı hani…
”Kimden alıyorsun sen bu mendilleri?”
”Sakallı mehmet amcadan”
”Kaçtan veriyor sana tanesini?”
”İkiyüzelli’den”
”Peki sen ne kazanıyorsun mendil başına?”
”Ee!.. İkiyüzelliii”
”Ne yani hiç para almıyor mu Mehmet amcan senden?”
diye sordum şaşkınlıkla.
Biraz kızgın baktı yüzüme: ”Siz hep böylesiniz zaten,
karşılıksız iyilikten anlamazsınız.”
”Niye ki?” dedim, anlattı:
”Bir keresinde bir abla ağlıyordu, ‘Abla mendil alır mısın?
diye sordum, ‘defol!…’ diye bağırdı bana. Oysa, oysa vallahi satmayacaktım ben ona, gözyaşlarını silsin diye vermiştim mendili. Anlamadı… Ama ben yine de
gizlice koydum çantasına.”
”Peki” dedim, ”Ben bir yıllık mendil ihtiyacımı alsam senden,
bir seferde, topluca yani olur mu?”
”Olmaz” dedi kafasını iki yana sallayarak.”Olmaz!…
O zaman benim bütün günlerimi satın alırsın.
Satılık olanlar sadece mendiller abi.
Günlerimi bırak, bana kalsın…

Edebiyat, Genel, Inşaat Mühendisliği

Türkiye’nin İlk Kadın İnşaat Mühendisi: Sabiha Gürayman

“Yaşamak faaliyet demektir. Bir toplumun bir uzvu faaliyette bulunurken diğer uzvu atalet içinde olursa o toplum felç olmuştur. Dolayısıyla toplumumuz için ilim ve fen lazım ise bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın elde etmeleri gerekmektedir. Kadınların en büyük vazifesi analıktır, ilk terbiye verilen yer ana kucağı olduğu düşünülürse bu vazifenin önemi layıkıyla anlaşılır. Milletimiz kuvvetli bir millet olmaya azmetmiştir. Bugünün gereklerinden biri de kadınlarımızın her hususta yükselmelerini sağlamaktır. Bu sebeple kadınlarımız da ilim ve fen sahibi olacaklardır. Erkeklerin geçtikleri bütün tahsil derecelerinden geçeceklerdir. Sonra kadınlar erkeklerle yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır…”  Sabiha Gürayman

Edebiyat, Genel

Doktor ve Araba Tamircisi Arasındaki Fark!

Dünyanın en ünlü kalp doktoru; Michael De Bakey’ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve Dr. Michael De Bakey’e dönerek ;

FB_IMG_1550493874964

Size bir şey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerede olduğunu anlayacağım,kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım..!

Söylesenize nasıl oluyor da siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum..?

Bunun üzerine Dr. De Bakey

Bunların hepsini motor çalışıyorken yapmayı denesene.!!

Genel

Üç kişi giyotinle idama mahkum olur. Bunlardan biri papaz, biri hakim, biri de fizikçi…

Üç kişi giyotinle idama mahkum olur. Bunlardan biri papaz, biri hakim, biri de fizikçi.

uc-kisi-giyotinle-idama-mahkum-olur-bunlardan-biri-papaz-biri-hakim-biri-de-fizikci-b.jpg

İdam sehpasına ilk papaz çıkarılır. Başını giyotinin altına yerleştirir ve sorarlar:
– Son sözün nedir?
Der ki:
– Ben Allah’a inanıyorum, O beni kurtaracaktır. Allah… Allah… Allah…
Giyotini indirdiklerinde boynuna birkaç santim kala giyotin durur. Halk şaşırır ve hep bir ağızdan bağırır:
– Onu serbest bırakın; Allah sözünü söylemiş ve onu korumuştur.
Böylece papaz idam edilmekten kurtulur… *Sıra hakime gelir, ona da sorarlar1:
– Demek istediğin en son söz nedir?
Der ki:
– Ben papaz gibi Allah’a inanmıyorum. Ama adalete güveniyorum. Adalet… Adalet… Adalet…
Giyotini indirirler, giyotin hakimin de boynuna birkaç santim kala durur…
Bunun üzerine insanlar tekrar şaşırır ve bağırırlar:
– Adalet sözünü söyledi, onu serbest bırakın.
Böylece hakim de boynunun kesilmesinden kurtulur…
Sıra fizikçiye gelir. Ona da
– Son sözünü söyle derler
Der ki:
– Ben ne Allah’a inanan bir papazım, ne de adalete güvenen bir hâkim.. Bildiğim tek şey şudur: Giyotinin ipinde bir düğüm var ve o düğüm giyotinin tam inmesine engel oluyor.
Görevliler giyotini kontrol edince gerçekten de bir düğüm olduğunu görürler. Düğümü açıp tekrar bırakırlar, böylece fizikçinin başı bedeninden kopar..

Toplumdaki “düğümler” ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir!..

Gerçeğe talip olanlar, bedel ödemeyi göze almalıdır..

Edebiyat, Genel

Ruhun Köleleştirilmesi

fb_img_1547389815899

#Dostoyevski hapishanedeki bir köpeğin yanından geçen her mahkum tarafından tekmelendiğini gözlemler.
Köpek mahkumlardan kaçmadığı gibi yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekmelenme pozisyonu almaktadır. Dostoyevski bir gün köpeğin yanına yaklaşıp başını okşar. Köpek şaşkın şaşkın ona bakarak hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar.
O günden sonra köpek Dostoyevski’yi her gördüğünde ondan kaçar. #Ruhu #köleleştirilmiş bu köpek bir #sevgi #açıdır.
Bu durum insanlar için de geçerlidir. Hayatları boyunca haksızlığa ve kötü davranışlara uğramış sevgi açları iyi bir davranışla karşılaştıklarında nasıl davranacaklarını bilemezler. Bazen kötü davrandığınız insanlar size tapar, bazense iyi davrandıklarınız sizden nefret eder. Böyle insanların gözünde onları aşağılamanız onlar için bir beklentidir. Sizi gözlerinde yüceltirler. Eşit ve iyi davrandığınızda ise onların gözündeki değeriniz birdenbire düşer…

~ Dostoyevski / Ölüler Evinden Anılar