Bilim, Genel, Haberler

EVDE KOLONYA NASIL YAPILIR?

Koronavirüs (corona virüs / COVİD-19, COVİD-20) tüm dünyada hızlıca yayıldı ve maalesef ülkemize kadar girdi. Koronavirüse karşı dezenfektan etkisi olduğu açıklanan kolonyaya ise tüm ülkede büyük bir rağbet oluştu. Türkiye’de kolonya bulmak neredeyse imkansız hale geldi. Ama evde de kolonya yapılabilir. Peki evde kolonya nasıl yapılır? Burada evde en kolay kolonya yapımı püf noktalarını sizlerle paylaşacağız. Koronavirüse karşı evde kolonya yapımı yöntemi ve incelikleri nedir? İşte kolonyaya dair tüm detaylar.

B1CA4079-4327-400F-9166-92ECB88E644A
KOLONYA NEDİR?

Kolonya, etil alkol, su ve limon, çiçek veya tütün esansı gibi hoş koku veren maddelerin karışımından oluşan bir tür parfüm. Tüm zamanların en yaygın kullanılan tuvalet malzemesi olarak da bilinen kolonya, ilk kez 1709 yılında İtalyan Giovanni Paolo Feminis tarafından Köln’de üretilmiştir

EVDE KOLONYA NASIL YAPILIR? EV YAPIMI KOLONYA (BİRİNCİ YÖNTEM)

Kolonya yapımı için malzemeler: (Yaklaşık 80 derece 1 litre Limon kolonyası)

  • 800 ml etil alkol
  • 15 ml limon esansı
  • 185 ml saf ( damıtılmış ) su

Evde kolonya nasıl yapılır sorusuna adım adım ilerleyerek açıklayacağız. Önce limon esansı ile etil alkol karıştırılır ve limon esansının etil alkol içerisinde çözünmesi sağlanır. Daha sonra damıtılmış su ilave edilerek çözelti hazırlanmış olur. Daha sonra çözeltiyi süzmek gerekecektir. Bunun için özel olarak üretilmiş kolonya süzme kağıdı veya bezi kullanılmaktadır.

Başka esanslar kullanarak da değişik türde kolonya yapmak mümkündür. Biberiye, bergomat, yeşil çay, portakal, tarçın esnası gibi esanslar da kullanılabilir. Tabi evde kolonya yapımı için damıtılmış su ve süzme bezi bulmak biraz zahmetli olabilir. Ayrıca, unutulmaması gereken noktalardan biri etil alkol kuvvetli yanıcı ve parlayıcı bir maddedir. Bu nedenle dikkatli kullanılması gerekir. Kolonya alırken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, kolonyanın mutlaka etil alkolden yapılmış olması gerektiğidir. Piyasada; sertifikasız ve merdiven altı tabiri ile anılan genelde dışarıda seyyar olarak satışı yapılan kolonyaların bir kısmı etil alkole göre çok daha ucuz olan metil alkolden yapılabilmektedir. Metil alkolden yapılan kolonyalar göz ile temas ettiğinde görme yetisinin kaybolmasına kadar çeşitli sorunlara neden olabilmektedir. Metil alkol ayrıca sahte içki yapımında da maliyeti çok ucuz olduğu için kullanılmaktadır. Metil alkol vücutta ağır toksik etki yaratan bir maddedir ve metil alkolden yapılan içkiler içildiği taktirde ölüme neden olabilmektedir. Bu nedenle fiyatı ucuz kolonyalardan uzak durmak gerekir. Bilindik markaların tercih edilmesi her zaman kötü sonuçları büyük ölçüde önler.

EVDE KOLONYA NASIL YAPILIR? EV YAPIMI KOLONYA (İKİNCİ YÖNTEM)

Dikkat edin özellikle  burası çok önemli: Evde kolonya yapımında dikkat edilmesi gereken çok önemli noktalar var. Öcelikle şunu vurgulamakta fayda var. Kolonya yaparken kesinlikle etil alkol dışında (metil alkol vb. gibi ucuz ve çeşitli yan etkileri olan) başka herhangi bir alkol çeşidi tercih etmeyin. Etil alkol ile çalışırken cildinizi her türlü kazaya karşı koruyun. Yanıcı bir madde olduğu için dikkatli davranın. Göz ile yakından temas ettirmeyin ve direkt olarak solumayın. Doğal limon kolonyası ile cildinizin mikroplardan hem arınmasını sağlamış olacak hem de anında ferahlık hissini yaşayacaksınız. Ağzı kapalı ve güneş ışığından korunduğunda evde doğal olarak hazırladığınız limon kolonyası 5 yıl kadar bir süre boyunca bozulmadan durabilmektedir. Doğal limon kolonyası tarifinin malzemeleri ve yapılışı ile ilgili tüm detaylar şu şekildedir; 

Kolonya Yapımı Malzemeleri

  • 700 ml beyaz alkol ya da etil alkol
  • 300 ml saf damıtılmış su
  • 7 – 8 damla limon yağı

Kolonya yapılışı:

  • Alkol ve saf suyu cam bir şişe içine alıp çalkalayın.
  • Daha sonra içine limon esansı damlatın ve tekrar çalkalayın.
  • En az 1 gün süre ile ağzı kapalı olacak şekilde bekletin.
  • Doğal limon kolonyası kullanıma hazır hale gelecektir.

EVDE IHLAMUR KOLONYASI NASIL YAPILIR? EV YAPIMI KOLONYA (ÜÇÜNCÜ YÖNTEM)
Doğal ıhlamur kolonyası içeriğindeki ıhlamur esansı sayesinde cildin kırışmasını ve sarkmasını da önlemektedir. Ihlamur esansının cilt sıkılaştırıcı etkisi bulunmaktadır. Ihlamur kolonyası tarifinin malzemeleri ve yapılışı ile ilgili detaylar şu şekildedir;

Kolonya Yapımı Malzemeleri

  • 750 ml beyaz alkol ya da etil alkol
  • 205 ml saf su
  • 7 – 8 damla ıhlamur esansı

Kolonya yapılışı

  • Alkol ve saf suyu cam bir şişe içine alıp ağzı kapalı olacak şekilde iyice çalkalayın.
  • Daha sonra içine ıhlamur esansını damlatın ve tekrar çalkalayın.
  • En az 1 gün süre ile ağzı kapalı olacak şekilde bekletin.
  • Ihlamur kolonyanız böylece kullanıma hazır hale gelecektir.

EVDE KOLONYA NASIL YAPILIR? EV YAPIMI KOLONYA (DÖRDÜNCÜ YÖNTEM)
Ev ortamında kolonya yapımı aslında sanıldığı kadar zor değildir. Yakın zamanda TV programlarında da gündeme oturan evde kolonya yapımı izlenebilir pratik adımlar ile mümkündür. Genel olarak renklendirmeden ziyade hijyen için kullanılması amaçlandığı için renklendirme çalışmaları yapılmaz. Ancak dileyen kişiler Mısır Çarşısındaki dükkanlardan veya internet ortamından renklendirici bitkisel özütler temin ederek evlerinde kendi kullanımları için renkli kolonya üretmektedir.

Kolonya Yapımı İçin Gerekli Malzemeler

  • Yarım litre kaynatılmış veya hazır içme suyu,
  • Bir adet limon,
  • Bir demet taze nane,
  • Üç yemek kaşığı etil alkol.

Kolonya yapımı: Öncelikle yarım litrelik bir cam kavanoz ayarlanmalıdır. Daha sonrasından ise limonu yıkayıp ince halka şeklinde doğrayın. Aynı şekilde taze naneyi de yıkayın. Daha sonra kavanozun içinde doğradığınız limonların bir kısmını dizin. Üstüne dalları ile beraber biraz taze nane ekleyin. Tekrar nanelerin üzerine limon ve onun üstüne nane şeklinde kat kat ekleme yapın. Tüm malzemeler bittikten sonra kavanozun yarısına kadar suyu ekleyin. Daha sonra üç yemek kaşığ etil alkolü ekleyin. Tahta kaşık yardımı ile güzelce karıştırın. Kavanozun tamamını su ile doldurun ve tekrar karıştırıp kapağını kapatın. Hazırladığınız karışımı barındıran kavanozun etrafını ışık almaması için alüminyum folyo ile kaplayın. Evinizin ışık almayan bir yerinde üç gün bekletin. Daha sonrasında ise kolonyanız kullanıma hazır olacaktır.

** Etil alkolü nasıl temin edebilirim derseniz internet ortamından veya yetkili temizlik malzemesi satan dükkanlarda bulabilirsiniz. Dilerseniz içerisine limonla beraber portakal kabuğu eklemesi yaparak ayrı bir aroma verebilirsiniz.

KOLONYA DEZENFEKTAN MI?

Yapılan bilimsel çalışmalara göre kolonyanın antibakteriyel özellik taşıdığı kanıtlamıştır. Kolonya, mikrop öldürücü özelliğe sahip olmasının yanı sıra, grip bakterisinin yayılmasının da önüne geçer. Uzmanlar grip gibi mikropların yayılmaması için günde birkaç defa kolonya kullanılmasını tavsiye ediyor.

KOLONYA HARAM MI?

Diyanet İşleri Başkanlığı Cevabı: İspirto, kolonya vb. sıvılarla, temizlik amacıyla üretilen alkollü maddelerin içilmesi haram olmakla birlikte (Buhârî, Edep, 80; Müslim, Eşribe, 73), temizlikte kullanılmaları caizdir. Namaz kılmadan önce bu ürünlerin sürüldüğü yerlerin yıkanması da gerekmez (Kâsânî, Bedâî’, V, 115; Elmalılı, Hak Dini, II, 763-764).

Kaynak1: 1organik, Kaynak2: Faydaloji, Kaynak3: Bilgiustam, Kaynak4: timeturk 

Etiketler: 

evde kolonya nasıl yapılır, kolonya yapımı, ev yapımı kolonya, kolonya dezenfektan, coronavirüs, evde kolonya yapımı, limon kolonyası, ıhlamur kolonyası, kolonya haram mı, kolonya nedir, koronavirüs….

Genel

TRANSHÜMANİZM NE DEMEK?

Farklı dallarda tanımlamaları değişiklik gösterse de genel olarak hümanizm, insan aklının, yaratıcılığının değerini ortaya çıkarma ve bireyselleşmeye, bireysel hayata önem verme temeline dayanmaktadır.

Teknolojinin disiplinlere entegrasyonu ve robotbiliminin gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan kültürel bir akım olan transhümanizm ise insanın gelişen teknolojik olanakları kullanarak hem fiziksel, hem sosyolojik hem de zihinsel olarak daha üst seviyelere (insanüstü) çıkabileceğine inanır ve bu bağlamda çalışır. Gaye, insanı nanoteknoloji, genetik mühendisliği, yapay zeka ve robotbilimden yararlanarak daha değerli bir hale getirmek, daha uzun yaşatmak, vücutta değişiklikler meydana getirerek, teknolojik nimetler sayesinde insanüstü hale gelmek demektir.

Teknolojik gelişmelerle birlikte farklı alanlarda çalışmalar yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmalar şu anda daha ziyade insanın belli eksiklerini, hastalıklarını önleme ya da tedavi etme aşamasındadır. Örneğin felçli bir kişiye motorlu dış iskelet takarak yürümesini sağlama ya da kazada kolunu kaybetmiş kişilere telepatik robot kol takılması, görme kaybına karşı biyonik göz… Tüm bu çalışmalar akım olarak transhümanizm fikrine paralel ilerlemektedir.

Edebiyat, Genel

Tevrat’ı Öğrenmek Isteyen Papaz!

“Dünyanın en namuslu, en dürüst, en erdemli adamına altı satır yazı yazdırın, onu idama gönderecek en az bir açığını yakalarım.”
Cardinal de Richelieu (?), (1585 – 1642; Fransız din adamı ve siyasetçi.)
FB_IMG_1561058790829
Haham İle Papaz
“[Papazın biri, uzun süredir ahbaplık ettiği Haham’a “Bana Tevrat’ı öğretmenizi isterim” der.
Haham, olmaz der:
“Sen Yahudi doğmadın, kafan Yahudi gibi çalışmaz. Tevrat’ın kelamını anlaman mümkün değil.”
Papaz ısrar eder, Haham razı olur, ama bir koşulu vardır:
“Soracağım soruya doğru yanıt verebilirsen, öğretirim” der.
Papaz, “Kabul” diye yanıtlar, “Sor bakalım!”
“İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki tertemiz çıkar. Hangisi yıkanır?”
Papaz, “Bundan kolay ne var?” diye atılır. “Kirlenen yıkanır, temiz kalan yıkanmaz.”
Haham içini çeker,
“Sana Tevrat’ın kelamını asla anlamayacağını söylemiştim! Doğrusu tam tersi: Temiz kalan adam ötekinin kirlendiğini görünce, kendisinin de kirlendiğini sanıp yıkanır. Kirlenen adam ise karşısındakini temiz gördüğü için kendisini de temiz sanıp yıkanmaya gerek duymaz.”
Papaz, kafasını kaşır.
“Bak bu aklıma gelmemişti. Bir soru daha sorar mısın?”
Haham aynı soruyu yeniden sorar:
“İki adam bir bacanın içine düşerler. Biri kirli, öteki temiz çıkar. Hangisi yıkanır?”
Papaz, doğru yanıtı artık bildiğinden emin,
“Temiz kalan ötekinin kirlendiğini görünce kendisinin de kirlendiğini sanıp, yıkanır. Kirlenen, ötekini temiz gördüğünden kendisini de temiz sanıp yıkanmaz!”
Haham, başını sallar.
“Yine yanıldın! Sana söylemiştim, asla anlamayacağını. Temiz kalan adam aynaya bakar, temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen, aynaya bakıp kirlendiğini görünce, gider yıkanır.”
Papaz itiraz eder:
“Ayna nereden çıktı? Bana ayna var demedin ki…”
Haham, parmağını sallar:
“Seni uyardım, bu kafayla Tevrat’ın kelamını kavrayamazsın. Tevrat’ı anlamak için her olasılığı düşünmelisin.”
“Peki, peki” diye inler Papaz.
“İzin ver, bir kez daha şansımı deneyeyim. Başka bir soru sor!”
“Son kez soruyorum” der, Haham:
“İki adam, bir bacadan içeri düşerler. Biri temiz, öteki kirli çıkar. Hangisi gidip yıkanır?”
Papaz, “Artık her olasılığı biliyorum” deyip, bir solukta sıralar: “Eğer ayna yoksa, temiz kalan ötekini kirli görüp kendisinin de kirlendiğini düşünerek gider yıkanır. Kirlenen, temize bakıp kirlenmediğini düşünerek, yıkanmaz. Eğer ayna varsa, temiz kalan, aynaya bakıp temiz olduğunu görür, dolayısıyla yıkanmaz. Kirlenen, aynaya bakıp kirini gördüğü için yıkanır!”
Haham başını sallayıp, cık cık yapar:
“Hayır, sana söylemiştim, kafan Yahudi kafası değil, Tevrat’a basmaz! Söyle bana, aynı bacadan içeri düşen iki adamdan birinin kirlenip, ötekinin temiz çıkması mümkün müdür?..]”

Alıntı

Bilim, Haberler, Matematik

Neden Matematik!

BİLİM KARŞITI İKTİDAR,
OKULLARDA DİN DERSİNİ ZORUNLU,
MATEMATİĞİ SEÇMELİ DERS HALİNE GETİRDİ.!

FB_IMG_1559462159005

Matematik profesörü Ali Nesin’in, köşe yazarı Abbas Güçlü’ye yazdığı mektup.

Sayın Abbas Güçlü.

Bugünkü yazınızda şöyle bir pasaj vardı: Gelelim hemen her öğrencinin belalısı durumundaki Matematik dersine İlkokuldan üniversiteyi bitirinceye kadar Matematik ile aram hiç iyi olmadı. İkmale bile kalmadan hep geçer not aldım ama her defasında öğretmenlerime şu soruyu sordum …

Matematik’in bana ne yararı var ..

Onlar da ısrarla, her defasında, büyüğünce anlarsın dediler. Yaşımız kemale erdi ama ben hâlâ onca matematik dersini, sınıf geçmenin ötesinde niye aldığımı hala anlayabilmiş değilim…

Abbas Bey, çok haklısınız, matematik bir şeye yaramaz, çünkü matematik çok şeye yarar..

O kadar çok şeye yarar ki neye yaradığını söylemek imkânsızdır.

Marangozluk, masa, iskemle, dolap yapmaya yarar, ama matematik her şeye yarar! İnsanoğlu, bu dünyayı, bu doğayı, bu evreni anlamanın mantık ve matematikten başka bir yolunu bulamadı bugüne kadar.

Doğarken kendimizi içinde bulduğumuz dünya da, daha sonra kendi yarattığımız dünya da matematikle anlaşılır. İçinde belli bir düzen olan, belli bir denge olan her yapı matematikle anlaşılır. Bunun başka bir yolu yok …

Matematiğin yetmediği yerde felsefeye, inanca, ilkelere başvurulur. Ama matematiğin yettiği yerde başka bir şeye başvurana yobaz denir. Matematik, içinde yaşadığımız evrenin zihinsel bir modeli olma iddiasındadır.

Örneğin bir binanın Richter ölçeğinde kaç derece depreme dayanıklı olacağını binayı sallayarak değil, bir iki alan çalışması yaptıktan sonra, masa başında, kalem kâğıtla, hesap kitapla, yani matematikle anlarız …

Teknolojiyi, sanayiyi geçtim, ticarette, siyasette, insan ilişkilerinde, sporda ve hatta sanatta, kısaca muhakemenin ve dengenin olabileceği her yerde mantık ve matematikle karar veririz.

Sanat ve felsefe de, aynen matematik gibi, tek bir şeye değil, her şeye yarar. O kadar her şeye yararlar ki, yararları o kadar geniş bir alana yayılır ki, “hah işte şu işe yaradı” diyemezsiniz.

Mesela sanattan anlamak, Picasso’yu, Klee’yi bilmek, Dostoyevski’yi okumuş olmak, Brahms’ı dinlemek bugüne kadar ne işinize yaradı..

Hiçbir işinize yaramadı tabii, ama her şeye yaradı, bu sayede bambaşka bir insan oldunuz. Zaten aksi halde o köşede biraz zor kalem oynatırdınız…

Türkiye gibi geri kalmış ülkelerde, eğer bir uğraş dalının doğrudan ve anında bir yararı yoksa, o uğraş dalı hor görülür, küçümsenir, aşağılanır. Bu yüzden hiçbir şeye yaramayan sanatın, felsefenin ve matematiğin köylerini kurduk.

Oysa içine saplandığımız orta gelir tuzağının yegâne çıkış yolu, daha fazla matematikle, daha fazla bilimle mümkündür.

Matematikte tek bir doğru vardır. Bu sayede matematikte kavga döğüş olmaz, tartışma olur, fikir teatisi olur, ikna çabası olur.

Siz hiç karşısındakinin bacağını ısıran, rakibine uçan tekme atan matematikçi gördünüz mü?

Ben de görmedim. Peki ya siyasetçi gördünüz mü …

Emin olun ki o siyasetçi matematik bilmiyordu…

Matematik hiçbir işe yaramasa doğruyu bulmanın ne demek olduğunu öğretir, doğruya nasıl ulaşılacağını gösterir, doğruya ulaşmanın zorluğunu fark ettirir.

Zihinsel olan matematiği gerçek hayatla karşılaştırınca, hayatta doğrunun ne kadar muğlak olduğunu, hayatta doğruya ulaşmanın ne kadar zor olduğunu, hatta bazen mutlak doğrunun olmadığını anlarız. Böylece karşı düşüncelere daha açık oluruz, ikna etmenin ve diğerini dinlemenin önemini anlarız.

Abbas Bey, matematik sadece hesap kitap değildir, doğru öğretildiğinde bir demokrasi dersidir de…

Bilim, Genel, Mühendislik

Duyduklariniza Inanmayin: Düşünün.

FB_IMG_1559174669418

Fransız Kimyacı Lavoisier 51 yaşında iken, mahkeme giyotinle ölüme mahkum eder. Boynunun vurulmasını beklerken kitap okumaktadır. Cellat, onu giyotine götürmek için yanına geldiğinde Lavoisier, nerede kaldığını unutmamak için kitabın arasına bir “kitap ayracı” koymuştur.
Lavoisier, giyotine giderken Matematikçi arkadaşı Langrange’i yanına çağırır:
“Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmekte demektir.” der. Kafası giyotinle kesilir, sepete düşer ve gülerek iki kere göz kırpar.
Matematikçi Langrange diyor ki: “Lavoisier’in son saniyedeki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir. İnsanları duyduklarına inanmayı değil düşünmeye davet ediyorum.