Genel

TRANSHÜMANİZM NE DEMEK?

Farklı dallarda tanımlamaları değişiklik gösterse de genel olarak hümanizm, insan aklının, yaratıcılığının değerini ortaya çıkarma ve bireyselleşmeye, bireysel hayata önem verme temeline dayanmaktadır.

Teknolojinin disiplinlere entegrasyonu ve robotbiliminin gelişmesi ile birlikte ortaya çıkan kültürel bir akım olan transhümanizm ise insanın gelişen teknolojik olanakları kullanarak hem fiziksel, hem sosyolojik hem de zihinsel olarak daha üst seviyelere (insanüstü) çıkabileceğine inanır ve bu bağlamda çalışır. Gaye, insanı nanoteknoloji, genetik mühendisliği, yapay zeka ve robotbilimden yararlanarak daha değerli bir hale getirmek, daha uzun yaşatmak, vücutta değişiklikler meydana getirerek, teknolojik nimetler sayesinde insanüstü hale gelmek demektir.

Teknolojik gelişmelerle birlikte farklı alanlarda çalışmalar yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmalar şu anda daha ziyade insanın belli eksiklerini, hastalıklarını önleme ya da tedavi etme aşamasındadır. Örneğin felçli bir kişiye motorlu dış iskelet takarak yürümesini sağlama ya da kazada kolunu kaybetmiş kişilere telepatik robot kol takılması, görme kaybına karşı biyonik göz… Tüm bu çalışmalar akım olarak transhümanizm fikrine paralel ilerlemektedir.

Edebiyat

Piyanist mi Başbakan mı?

Bu adam kim biliyor musunuz?

FB_IMG_1559170281801O, bir zamanlar Polonya’nın en ünlü piyanisti ve bestecisiydi. Hem de Chopin’i en iyi yorumlayanlardan biri. Sonra diplomat oldu. Dahası siyasete girdi ve Polonya’nın başbakanlığına seçildi. Bir gün başbakan olarak Fransa gezisi sırasında Paris Üniversitesi müzik bölümünde okuyan bir genç yanına gelip: “Siz o ünlü piyanist Jan Paderewski değil misiniz? diye sordu. Paderewski: “Evet o benim” diye yanıtladı. “Fakat şimdi?” “Şimdi Polonya’nın başbakanıyım işte” deyince genç: “Yaa öyle mi, ne büyük bir düşüş” diyerek, kinayeli bir cevap verir. Paderewski gencin bu sözünü hayatı boyunca kendine dert eder. Bir gün halka konuşurken şunları söyler:

“Piyanonun tuşlarına hükmetmek devlete hükmetmekten zormuş meğer. Başbakan iken ırmak geçmeyen yere köprü vaad edersiniz herkes inanır. Halkı kandırarak devlete hükmedebilirsiniz, ama 7 oktavlı bir piyanoda, fa sesine basıp do diye yutturamazsınız. Notalar sizi gerçeğe, yalnızca gerçeğe, matematiksel ölçüye, tartıya, armoniye, melodiye doğru sesi vermek için doğru tuşa basmaya mecbur eder. Müzik sizi yalandan, sahtelikten kurtarır.”

Genel

İlginç Bir Bilgi

İlginç bir bilgi edindim, sizlerle de paylaşmak istedim.

Belki sizler biliyorsunuzdur ama ben yeni yeni öğrendim 😉

Konu şu; Bir kağıdı 43 defa katlayabilirsek elde edeceğimiz uzunluk Ay’a ulaşabiliyormuş, bunun için de kısa bir hesap yapmışlar.

Şöyle ki;

Genel bir sayfanın kağıt kalınlığı 0,05 mm

Birinci katlama sonrası kalınlık : 0,1mm

ikinci katlama sonrası kalınlık : 0,2mm

3 – 0,4mm

4 – 0,8mm

5 – 1,6mm

6- 3,2mm

7 – 6,4mm

8- 1,28 cm ( cm’ye geçerek )

9 – 2,56cm

10 – 5,12cm

11 – 10,24cm

12 – 20,48cm

13 – 40,96cm

14 – 81,92cm

15 – 1,6384 m – ( m’ye geçerek ve yuvarlayarak 1,64m )

16 – 3,28 m

17 – 6.56m

18 – 13.12m . . . . . Bu şekilde gidiyor.

43 katlama sonunda elde edilen rakam 445.644,8km.

Ay’ın Dünya’ya uzaklığının yaklaşık 384.400 km olduğunu biliyoruz.

 

Gercekten baktığımızda eğer katlama işini becerebilirsek kağıt uzunluğu Ay’a gidiyor değil mi? 🙂

 

Tâbi bu kadar uzunlukta bir kağıt bulabilirsek 🙂